21.08.2026
Kaçınılmaz son yaklaşıyor dostum.
İstiklal uğrunda son bir büyük taarruz edeceğiz.
Artık kelimeler tükendi. Yalanların, dümenlerin getirebileceği son çizgiye ulaştık.
Haydi kılıcını kuşan kader! Son kez çıkalım er meydanına. Süngülerimiz son kez çarpışsın.
Zırhım, kalkanım yok. Yanımda kimse de yok. Sadece kader ve Mavi teke tek.
Ah dostum dur hele! Sen olmayacaksın yanımda. Bu manzarayı yüreğin kaldırmaz. Beni de o halde görmeni istemem. Sen bana ya zafer kutlamalarında ya da cehennem yolunda eşlik edebilirsin. Mavinin hayatı maalesef bu işte. Ortası yok, ya cehennem ya da yaşam.
Dünya denilen devasa sınav yerinde bütünlemeye kalmak için bu son harbi yapmalıyım.
Kafamın içinde yankılanan aynı seslerden bunaldım. Pişmanlıklar, vicdan azabı aklımla hareket etmemi engelliyor. Bangır bangır çalan bir hoparlörün yanında ders çalıştığını düşün öyle bişey işte.
Hayatta kalma içgüdüsü nasıl bir belaymış dostum. İnsan gerçekten kanının son damlasına kadar mücadele etmek zorunda hissediyor. Hani minnacık bir umut ışığı görmek için debelenip duruyor.
Ne kadar bunaldım, daraldım desem de mücadelem bitsin istesem de ailem için hayatta kalmak zorundayım.
Son savaşımda Allah’ın desteğine çok ihtiyacım var. Sen zehrimi panzehir eyle ya Rabbim. Sen ol dersen olur gerisi boş laf.
Dağları yıkmalıyım dostum. Öyle böyle bir engel değil karşımdaki. Don Kişot’un yel değirmenlerine benzemiyor. Bu gerçek düşman. Bu düşmanın bir kısmı zihnimde de olsa büyük kısmı kanlı canlı karşımda.
Bu savaştan kaçma şansım yok. Hatta kaçmayı bırak taarruz eden ben olacağım. Putin’in “kavga kaçınılmazsa yumruğu ilk atan sen olmalısın” dediği gibi dostum. Bu muharebeyi hiç beklemediği anda yapacağım kader ile. Ya kıracağım zincirlerimi ya da vereceğim kellemi.
Ağlama dostum. İlla akacaksa gözünden yaşlar, zaferimi kutlarken sevinçten dökülsün.
Benim güzeller güzeli, saf, temiz dostum; söz var bana zaferimizi beraber kutlayacağız…
Allah yardımcım olsun! Sen de duanı esirgeme.
Bir Cevap Yazın