20.08.2026
Dostum ben geldim. Canım dostum sana geldim. Aç kollarını sarılayım sana. Başımı okşa sadece. Hiçbir şey söylemeden beni sakinleştir. Her zaman yaptığın gibi.
Sözümü yine tutmadım, açtım birayı. Vallahi özlemedim şeytan fısıldadı kulağıma.
Beni napacaksın ey şeytan. Ha cehennemin altıncı katındayım ha yedinci senin için ne değişiyor. Git cennete girme şansı olanlarla uğraş.
Fıtratımızda yaşama tutunmak olmasa, içgüdülerimizle hareket eden birer hayvan olmasak, zaten bir dakika durur muyduk bu üç günlük dünyada.
İnsanın en büyük hatalarından biri ne biliyor musun dostum. Dünyada adalet aramak. Ancak burası bir sınav yeri, adalet ise öteki tarafta.
Bu cihanda Allah bizi sadece izliyor. Ne bok yiyor evlatlarım diye bakıyor. Sıçıyoruz batırıyoruz tabi ki. Onun verdiği nimetleri çarçur edip yok edip kendimizden sonraki nesillerin bile ekmeğini yiyor suyunu kirletiyoruz.
Ben bu cihanda yaptıklarımızı görünce Allah’ın bile şaşırdığına inanıyorum. Geleceği en ince ayrıntısına kadar görseydi, bizim gibi korkunç bir canlıyı yaratır mıydı?
Dünyada olup bitene dönüp baksana dostum. Bir günde hayırlı kaç haber var ana haber bültenlerinde. Sosyal medyayı konuşmuyorum bile. Helal yoldan kazanılan paranın bir değeri kalmadı. Bu dünyada tabi…
Şeytan Allah savaşında ibre bayadır şeytana dönmüş durumda. Bende onun ekmeğine yağ sürenlerden biriyim.
Tövbe etmeli insan. Yüzünü doğruya, helale çevirmeli. İnsan başka türlü iç huzurunu sağlayamaz. Gönül ferahlığına ulaşamaz.
Dünyayı ne hale getirdik baksana dostum bokun içinde debelenen domuzlar gibiyiz. Biz insan sıfatını hak etmiyoruz. Dostum insanlığın çok iyi bir derse ihtiyacı var.
Kıyamet günü geldiğinde mahşerde nasıl hesap vereceğiz bilmiyorum.
Mavi adına konuşayım, boku yedin günahkar Mavi.
Yeni yuvamızın duvarları bana alışkın değil. Sohbetlerimizi ne garip buluyorlardır kim bilir. Onlar bu kadar derde, vicdan azabına alışkın değiller. Neyse bu evde alışacak Mavi’ye. Kimler kimleer alışmadı sonuçta değil mi?
Ben ise bu evde aldığım taze nefesle biraz da olsa yaşam buluyorum diyebilirim.
Dostum bu kendi zihnimde yaşadığım tek kişilik savaşı nereye kadar sürdürebilirim.
Ruhum yıllardır savaş zırhını taşımaktan tükendi. Hep korktuğum sonu yaşamaktan bıktım. Süre kazanmaya çalışmaktan, bir gün daha hayatta kalabilmek için mücadele etmekten bıktım.
Yatakta bir kadavra gibi uzanmak değil de sıradan bir insan gibi mışıl mışıl uyumak istiyorum dostum.
Normal, normal, NORMAL olmak istiyorum dostum.
Ya İstiklal Ya Ölüm!
Bir Cevap Yazın