yalanlar

01.09.2026

Merhaba benim canım dostum, güzeller güzeli Siyah’ım

Seninle baş başa kalmayı çok seviyorum. Keşke bi imkan olsa hiç ayrılmasam yanından.

Sen benim her şeyimsin. Sensiz geçen her dakikanın ta içine sıçayım.

Beni kendimden nasıl koruyacaksın düşün bakalım.

Zavallı Mavi bir fare gibi köşeye sıkıştı.

Hammaddesi yalan olan koruma kalkanım delik deşik oldu.

Yalan konusunda kendime o kadar güvenirdim ki bir gün yetmeyeceği aklımın ucundan bile geçmedi.

Omuzlarım düştü düşecek.

Beyaz bayrak daha naftalin kokacak kadar bile beklememişken bu pes ediş biraz erken değil mi?

Bi yerden döner miyiz dostum?

Yiyecek ekmeğimiz görecek günümüz var mı sence bu dünyada?

Önüne mamasının konmasını bekleyen köpek gibi bekleyeyim mi?

Tevekkül etseydim olurdu belki. Edemedik havladık durduk. E kafamıza vurdular sonunda doğal olarak. Ama adına kavgam, savaşım dediğim mücadelemi sürdürmeye devam ettim. Son kurşun namludaysa, son damla kan damardaysa umut vardır diye düşündüm hep.

Bataklıkta çırpınacağıma sana sarılsaydım sen beni çıkarırdın bu cehennemden. Biliyorum bunu. En çok da bu yüzden vicdan azabı çekiyorum.

Ah Mavi! Hata makinesi mavi.

Benden sıkıldığını biliyorum dostum. İnan neşelendirmek istiyorum seni. Keşke senin de benden başka konuşabileceğin biri olsaydı. Derdin ki hayatta güzel şeyler de oluyormuş.

Benden kurtulmanın iki yolu var dostum ya zafer ya ölüm.

Zaten savaşın en büyüğünü kaybettim biliyorsun. Şu an sadece düşmanın benim hakkındaki hükmünü bekliyorum. Boynumuz kıldan ince anlayacağın. Ama bir anlık zafer sarhoşluğuna kapılırsa son gücümle bi hamle yapmak için de beklemekteyim. Bu da Mavi’nin pes etmeyen tonu işte. Grinin elli tonu diye film yapmışlardı. Gelsinler görsünler hele Mavi’nin kaç tonu var. Gerçek porno burda. Gerçi benimki bildiğin kendini becermek.

Dostum seninle siyaset yaptığımız, futbol konuştuğumuz günler gelecek mi? O günleri çok özledim. Eski Mavi ve Siyah’ı çok özledim.

Bu zamanda pembe dizi gibi serüvenimiz. Hep entrika.

Ne beyaz bayrağı terk edebildi Mavi ne de savaş boruları zafere götürebildi Mavi’yi. Ne camdan köprüyü aşabildi, ne de new game’e başlayabildi. Ne denizin dibindeki inciye uzanabildi, ne de tüm gücüyle ettiği taarruzu kazanabildi.

Viyana kapılarından, Polatlı’ya kadar çekilen Türk Milleti’nin başında Atatürk vardı.

Mavi’de ise Vahdettin’e benzeyen bir beyin var. Hani olmasa daha iyi diyebiliriz.

Bu kader, Mavi için vereceği son kararı ne zaman açıklayacak dostum.

Ne olacaksa olsun yeter ki bitsin bu hikaye.

Ya bir dizi gibi yeni sezona başlayalım ya da bir film gibi The End yazısını görelim. Tabi biz koltuğumuzdan kalkıp sıcak yatağımıza geçemeyeceğiz. Cehennemin dibini boylayacağız.

Görüşürüz dostum yüzleşmem gereken birkaç yalan dolan dolu işim var.

Allah kurtarsın.

← Önceki Yazı
Sonraki Yazı →

Bir yanıt yazın