17.07.2026

Dostum!.. Sana geldim. Dinle beni, sana ihtiyacım var.

Bir kale gibi inşa ettiğim yalnızlık beni kemiriyor.

Sırdaşım, Siyah’ım, benim güzel arkadaşım. Her şeyi yalnız sen biliyorsun. Yaptıklarımı yaşadıklarımı en ince ayrıntısına kadar bir tek sen…

Peki ya beynimdekileri?

Hiç sormadın ve artık buna kırılıyorum doğrusu.

İçim ölüyor gibi hissediyorum. Bu tabir çok saçma değil mi? İçim ölüyor. Buna güldüğünü hissedebiliyorum. Bu kara mizah değil mi seni bana bağlayan. Beni o yüzden hala kabul etmen de bundan değil mi?

Siyah’ım iyi ki arkadaş gözüyle bakmışım sana iyi ki aşık olmamışım eğer seni de üzseydim ne olurdu. Ne yapardım bu dünyada tek başıma.

Ben bir parazit gibiyim dostum. Tüm çevremi sömürdüm bitirdim. Kendimi en son bitirdim ama ve inanır mısın daha bugün tam anlamıyla fark ettim.

O yüzden koşarak geldim sana.

 Siyah, aynaya bakınca gördüğümle ben aynı kişi değilim.

Ama kalbimin derinliklerinde hala bi yerde Mavi’den kalan kırıntıları gören sensin.

Peki ya o kırıntılarda giderse? Ah dostum benim hayvandan ne farkım kalır. Durduk yere hayvanlara hakaret ettim dostum. Bi onlar kalmıştı kırmadığım.

Dostum beni neden durdurmadın. “Mavi dur artık!” neden demedin.

Bu şekilde yaşamanın zorluğu nedir bilir misin?

Aman hiç muhabbetin de çekilmiyor. Ne olur iki kelime söylesen.

Yorgunum dostum. Güzeller güzeli Siyah’ım yorgunum. Keşke sarılabilsem sana ağlasam omuzlarında. Gerçi ayıkken ağlayamıyorum ki.

Gördün mü bak yine açtık ilk birayı. Şimdi yandın işte kafanı öyle bir ütülüycem ki senin bile için kararacak.

Ben üzgünüm dostum, pişmanım. Bedel ödemem gerekiyor. İnanır mısın bugün ona ayrılalım dedim ancak hala kabul etmiyor.

Benden nefret etmesi için aldatmam veya dövmem mi gerekiyordu. Sadece bunlar mı ayrılığa götürür insanı. Sadece bunların insanın içindeki aşkı tüketir. Bu nasıl bir bağlılık nasıl bir sadakattir dostum.

Ben bu kadar leş ve rezil bir insanken o nasıl bu kadar iyi, güçlü ve güzel kalabiliyor.

Gerçi ona söylemedim ama alnındaki kırışıklar belirginleşmeye başladı. Anlayacağın “güzel kadın” yaşlanıyor. Benimle yaşlandı bana her haliyle güzel geliyor ancak yaşlandıran yıllar mı yoksa ben miyim emin değilim dostum.

Siyah’ım güzel Siyah’ım daralıyorum bunalıyorum sana anlatmak zorundayım kusura bakma. İdare et beni n’olur.

Bir tek sen kaldın dostum bir tek sen. Gitme. Diğerleri gibi yapma.

Aslında şöyle bir gerçek var. Onlara yaptığımı sana yapsam sen bile giderdin.

Kaç yüzüm var kaç kişiliğim var bilmiyorum. Binbir suratı oynamaktan yoruldum. Yüzümde çok kolay sahte gülümseme yaratabilmem beni korkutuyor. Yalan yeteneğimle birlikte bu da gelişti.

Şans eseri fark ettim kafamda kurduğum yalanlara hep inanmışım. İnsanlara hikaye uydurmak hep hoşuma gitmiş.

Ah dostum güzeller güzeli Siyah’ım bir tek sana yalan söylemedim bu siktiğim hayatında.

Gerçekleri yalnız biliyorsun. Artık düşüncelerimi de bileceksin. Sen benim tek ve gerçek dostumsun.

Siyah’ım iyi ki aşık olmamışım sana iyi ki hep dost kalmışız.

Eğer benim yaptıklarımı sen yapsaydın ben seni durdururdum biliyor musun dostum. Dur derdim Siyah! Dur artık yeter. Ama sen bu hataları yapmayacak kadar güzel ve özelsin.

Beni bu hayata bağlayan ne kaldı dostum. Tekrar denemeyeceğim korkma o anlamda söylemedim.

Siyah’ım söyle bana dürüst ol. Benimle gelir miydin cehenneme?

Gelmezdin tabi kim kimi uğrunda cehenneme gidecek kadar çok sever ki.

Küçükken inanırdım bilirsin sonra kayboldu. Ne oldu o inanca ve geri dönmesi için bunları yaşamam neden gerekti bilmiyorum.

Beni neden o çukurdan çekip çıkarmadın dostum. Ben seni dinlerdim. Bir tek seni dinlerdim yemin ederim.

Ah Siyah’ım benim güzeller güzeli dostum…

Seni seviyorum…

Yorum bırakın